"Hastanede AIDS Skandalı" Başlıklı Haberlere İstinaden Basın Açıklamamız ve Kamuoyuna Duyurumuz

HIV, ‘Karantinaya alınması gereken’ bir enfeksiyon değildir.

 

31 Ekim 2019 tarihinde “Özel Hastanede AIDS skandalı” başlığı ile Sabah Gazetesi (ilgili link: https://www.sabah.com.tr/dunya/2019/10/31/ozel-hastanede-aids-skandali-hivli-hastanin-malzemesini-15-hastada-kullandilar) ve diğer mecralarda bahsi geçen hastanenin gerekli izinleri olmadan ameliyat yaptığı, ameliyatlarda kişilere HIV ile enfekte olan solüsyonun kullanıldığı ve kişilerin yaşamını kaybettiği ifade edilmektedir.

 

Öncelikle, tüm cerrahi işlemler sırasında evrensel enfeksiyon kurallarına uymak zorunludur. Hastalar bir enfeksiyonları olup olmadığını bilemeyebilir, testlerle tespit edilemeyen bir enfeksiyon sürecinde olabilirler. Sağlık çalışanları bunu bilerek hem kendilerini hem de hastaları korumakla mükelleftirler.

 

 

HIV vücuda girdikten sonra uzun yıllar belirtisiz seyredebilir ve kişiler tedavi almazlarsa uzun yıllar sonra AIDS evresine gelirler. Haberlerdeki “Hastalar AIDS şüphesiyle karantinaya alındı” ifadesi başlı başına tıbben ve hukuken hatalıdır;

 

  • HIV pozitifler karantina altına alınamazlar, bunun hiçbir tıbbi ve hukuki gerekçesi yoktur. Haberdeki bu bilgi doğru ise suç işlenmektedir, yanlış ise ki böyledir, yalan haber yapılmıştır.

 

  • Bir kişi HIV ile enfekte olur olmaz AIDS evresine gelmez. Tedavi alan HIV pozitif kişiler ise AIDS evresine gelmeden herkes kadar sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürebilirler. AIDS evresine gelmiş kişiler de tedaviler ile tekrar bulgusuz döneme geri dönebilir, aynı şekilde sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürebilirler. Çalışabilir ve evlenebilirler. Tüm bilim çevrelerinin (CDC*, DSÖ*, UNAIDS*)  kabul ettiği Belirlenemeyn = Bulaşmayan kuramı dahilinde cinsel yolla bulaştırıcılıkları kalmadığı ispatlanmış ve bu kapsamda enfekte olmayan bebek sahibi olabilmektedirler. Öte yandan standart önlemlerle herkes gibi, özel bir uygulama gerekmeksizin tüm cerrahi işlemleri olabilirler.

 

  • HIV, temel 3 yolun (kondomsuz cinsel ilişki, tedavi almayan anneden bebeğine, kontrolsüz kan nakli) dışında havayla, suyla, aynı ortamda bulunmakla bulaşmaz. Bu nedenle HIV ile enfekte veya olasılığı olan kişilerin karantinaya alınması tamamen yersiz bir uygulamadır. İnsanlara sağlık hizmeti sağlarken evrensel enfeksiyon kontrolü kurallarının uygulanması yeterlidir.

 

İfade edildiği gibi kişilerin ölümü ile HIV ve AIDS arasında bir ilişki bulunmamaktadır. 

 

Öncelikle yaşamını yitiren kişilere Allah’tan rahmet ve yakınlarına da başsağlığı diliyoruz. Haberlerde; yapılan cerrahi işlem, işlemin yaklaşık tarihi ve kısmen ismi açık bir şekilde verilerek  HIV pozitif kişinin kişisel sağlık verisinin mahremiyeti ihlal edilmiştir.  Tüm tıbbi bilgiler ve özel olarak da HIV gibi tıbbi tanılar kişinin rızası olmaksızın açıklanamaz.   Hukuka aykırı olarak kişisel bilgileri bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren, kaydeden ve açıklayan kişi ve kurumlar Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre SUÇ işlemektedirler.

 

Bu tür haber ve haberlerin veriliş şekli, sadece haberde isimleri geçen kişiler için değil, tüm HIV pozitif bireyler için büyük bir travmadır. Öte yandan bu tip yanlış tıbbi bilgi içeren haberler HIV ve HIV ile yaşayan insanlara karşı büyük bir önyargıyı körüklemektedir.

 

MEDYANIN DESTEĞİ ÖNEMLİ

 

38 yıl önce tanımlanan, bulaş ve özellikle bulaşmama yolları çok net bilinen HIV ve AIDS hakkında medyanın hala doğru ve güncel bilgilere sahip olmamasını, olsada korku dilini besleyerek haber yapmalarını üzüntüyle karşılıyoruz.

 

HIV’i bu şekilde yanlışlarla ele almak, yayılımını tetiklemektedir. Çünkü,HIV durumunu öğrenmek için birçok insan bu tür bir haberden sonra test yaptırmaya gitmekten korkmakta, test yaptırmadığı için HIV durumunu bilmemekte ve belki de bu yüzden HIV toplumumuzda hala yayılmaktadır.

 

Bu nedenlerle değerli medya mensuplarından güncel ve bilimin ispat ettiği bilgileri, doğru terminoloji ile kullanmalarını talep ediyoruz. Destek için her zaman hazır olduğumuzu da hatırlatmak isteriz. (Daha fazla doğru bilgi için: info@pozitifiz.org)

 

 

Saygılarımızla,

 

Tüm HIV ile yaşayanlar adına,

Pozitif-İz Derneği

 

www.pozitifiz.org 

info@pozitifiz.org

☎ 0535 519 54 95
/pozitifizorg

 

* CDC, Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri

* DSÖ, Dünya Sağlık Örgütü

* UNAIDS, Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı

 

 

HIV ve AIDS’i doğru bilelim ve  doğru konuşalım

 

‘HIV Virüsü’ demek terminolojik olarak uygun değildir. Çünkü HIV’in sonundaki V harfi virüsün kısaltmasıdır. Birlikte kullanınca virüsün virüsü denmiş oluyor. Bunun yerine: Sadece ‘HIV’ veya ‘HIV enfeksiyonu’ demek yeterlidir. 

 

AIDS Mikrobu / Hastası / Hastalığı: AIDS bir mikrop – virüs - hastalık değil, bir evredir. Bunlar için de bir yukarıdaki tanımlamalar kullanılabilir. 

 

HIV’li – AIDS’li kişi: Bu tür ekler ayrımcılığı destekleyen ifadelerdir. Bunun yerine: HIV pozitif, HIV pozitif kişi / birey, HIV ile enfekte kişi/birey demek çok daha doğru ve olumlayan bir ifadedir.

 

HIV, AIDS veya Hastalık Kapmak: ‘Kapmak’ kelimesi HIV pozitif kişinin bir ‘suç’ ile enfekte olduğunu vurgulamakta ve önyargı oluşturmaktadır. Bunun yerine: HIV ile enfekte olmak tercih edilmelidir. 

 

AIDS Sendromu: AIDS’in sonundaki S harfi sendromun kısaltmasıdır. Bunun yerine: Sadece AIDS veya AIDS evresi / tablosu  söylemi yeterlidir. 

 

 

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

© 2018 Pozitif-iz Derneği / İSTANBUL

 0535 519 54 95

  • Facebook App Icon
  • Twitter App Icon
  • Instagram Sosyal Simge