HIV Pozitiflerde Akran Danışmanlığı

HIV Pozitiflerde Akran Danışmanlığı Nedir ve Neden Önemlidir?

 

Akran; aynı gruba dâhil insanlar için kullanılan kelimedir. Bahsi geçen grup; yaş, meslek, cinsiyet, cinsel kimlik / yönelim, sosyoekonomik ve/ya sağlık durumu gibi ortak özellikleri temel alabilir.  HIV tanısı alan kişiler de ortak sağlık durumları sebebiyle birbirlerinin akranı olarak kabul edilirler.

 

İlk olarak 1935’lerde Adsız Alkolikler gruplarından yol çıkılarak ‘profesyonel olmayan yardım’ olarak nitelendirilen hareket, 1960’ların sonunda başlamıştır. Bu hareket, ruh sağlığı alanında ‘devrim’ olarak nitelendirilmiştir.

 

HIV Alanında Akran Danışmanlığı Nedir?

 

Bazı insanlar HIV tanısı aldıkları anda şok ve buna bağlı travma yaşarlar ve bir süre bu durumu algılamakta zorluk çekebilirler. Bu süreç kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, bazı kişiler kısa sürede bu travmayı atlatırken, bazıları ret ve inkâr yolunu seçebilirler. HIV pozitif olduğunu öğrenen birçok kişi, ilk zamanlar kızgınlık, depresyon, pişmanlık, öfke, endişe, gelecek kaygısı ve intihar düşüncesi gibi duygu durumları yaşayabilmektedirler.

 

Tanıyı kabul süreci psikolojik açıdan genellikle şöyle ilerler; inkâr, öfke, pazarlık ve ardından tanıyı / HIV ile yaşamayı kabullenme süreci başlar.  Akran danışmanlık hizmetleri bu süreçlerin daha kontrollü ve daha kısa vadede normalleşmesini sağlar.

 

Akran danışmanlığı, HIV’in neden olduğu sorunları aşabilmiş, kazandığı deneyimler ile kendi hayatını “normal”leştirmiş HIV pozitif bir kişinin,  yeni tanı almış veya eski tanı olmasına rağmen sorunlarını çözememiş birine destek olma sürecidir. 

 

Akran danışmanlığının amacı; ‘HIV ile yaşamayı’ normalleştirmiş, bunun için gerekli olan bilgi ve donanıma sahip, gerekli tüm eğitimlerden geçmiş HIV pozitiflerin, yeni tanı alan kişilerin tanı travmalarını daha rahat bir şekilde atlatmalarını sağlamaktır.

 

Akran danışmanlığının hedefi; Tanı alan kişilerin süreç içerisinde güçlenerek, HIV ile yaşam becerilerini geliştirmeleri, hak ihlalleri veya ayrımcılıkla karşılaştıklarında sahip oldukları hakları talep etmelerini, olası problemlerin üstesinden gelebilmelerini sağlamaktır.

 

Akran Danışmanlığı Hakkında Araştırmalar Ne Diyor?

 

  • Benzer yaşantıları paylaştıkları kişilerin onları anlayabileceğine inanmakta ve onlardan gelen mesajları daha çok dikkate alarak birbirlerinin davranışlarını model aldıklarını ortaya koymuştur.

 

  • Ayrıca, akran danışmanlığının benlik saygısını ve iletişim becerilerini artırdığı, yalnızlığı azalttığı, fiziksel sağlığı geliştirdiği, akademik gelişimi ve kişisel başarıyı desteklediği, kişilerarası ilişkilerde farkındalık kazandırdığı ve iç kontrol odağını geliştirdiği ortaya konmuştur.

 

  • Akran danışmanlığı bireylerin gelişmelerine fırsat verdiği ve problemlerinin üstesinden gelmek için onlara yeni baş etme yolları öğretme potansiyeline sahip olduğu da görülmektedir.

 

  • Akran danışmanlığının birey sağlığı üzerindeki bu olumlu etkisinin yanı sıra toplum sağlığı açısından da anlamlı katkısı bulunmaktadır. Riskli davranışların azaltılmasına akran danışmanlığının önemi araştırma bulgularıyla kanıtlanmıştır.

 

  • Avusturalya’da, HIV tanısı almış kişiler üzerinde yapılan 2 davranış araştırmasına göre akran desteği, riskli davranışların azaltılmasında, aile, arkadaş ve de doktorlardan çok daha etkilidir. Bu iki çalışmayı ele alan makalede şunlar ifade edilmektedir;

 

“Bu, herkese tedavi verilmesi önerisi yapıldıktan sonra, tanı alan HIV pozitif erkeklerin davranışlarındaki değişimi saptamayı amaçlayan ilk davranışsal çalışmalardan biridir ve aile bireylerinin, eşlerin, doktorların ve diğer arkadaşların değil, yalnızca HIV pozitif akranlarının verdiği desteğin önemli bir role sahip olduğunu ortaya koymuştur.”

Akran Danışmanının Özellikleri ve Sorumlulukları Nelerdir?

 

İdeal akran danışmanı aşağıdaki özellikleri taşımalı ve kurallara uymalıdır:

 

  • Danışmanlık verirken; danışanın kim olduğuna bakmadan, ön yargısız olarak hizmet vermelidir. Farklılıklara saygılı olmalı ve cinsel yönelim veya kimliğine, siyasi görüşüne, dini inancına ve etnik kökenine bakmadan danışmanlığın sadece HIV konusunda olacağını asla unutmamalıdır.

 

  • HIV ve AIDS’in tıbbi, hukuksal ve pskolojik boyutuna temel düzeyde hakim olmalıdır.

 

  • Karşısındaki insanın içinde bulunduğu koşulları öngörmelidir.

 

  • Danışmanlık verirken; cinsellik, ölüm gibi hassas konular konuşulurken laubali olmamalı, gülmemeli ve ciddiyetini korumalıdır. 

 

  • Danışmanlık sırasında yargılayıcı, eleştirici ve küçümseyici olmamalı, kişinin seçimlerine, yaşayış biçimine saygı göstermelidir. Toplumun her kesininden HIV pozitif kişilerin olduğu unutulmamalıdır.

 

  • Danışana güven duygusu verecek bir tutum içinde olmalı, bunu sarsacak davranışlardan kaçınmalıdır.

 

  • Sır tutmalı ve gizlilik ilkesine mutlaka uymalıdır. Özel olarak kendisi ile paylaşılmış bir konuyu başkalarına anlatmamalıdır. Ancak kişinin izni olur ise anlatılan konu paylaşılabilir.

 

  • Akran danışmanı iyi bir dinleyici olmalıdır. Danışan ile empati kurmalı, sempati kurmamalıdır. (sempati nedir: o insanın sahip olduğu duygu ve düşüncelerin aynısına sahip olmak demektir. Karşımızdaki kişiye sempati duyuyorsak, onunla birlikte acı çekeriz ya da seviniriz. Empati kurduğumuzda ise karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak esastır. Kendimizi danışmanlık veridiğimiz kişinin yerine koymamız ve onu anlamamız şart değildir; sempatide "yandaş" olmak esastır. Empati kurduğumuzda ise karşımızdaki kişiyle aynı duyguları ve görüşleri paylaşmamız gerekmez.)

 

  • Akran danışmanı sorulara net cevaplar vermeli, bilmediği ya da emin olmadığı herhangi bir konuda “bilmiyorum ama araştırıp sana bilgi verebilirim” diyecek özgüvene sahip olmalıdır. Ayrıca sabırlı olmalı, danışan tekrar tekrar aynı şeyi sorduğu zaman sinirlenmeden, küçümsemeden, alay etmeden vs cevap verebilmelidir.

 

  • Akran danışmanı olumsuz örnekler üzerinden değil umut verici, bilimsel bilgiler üzerinden süreci yönetebilmelidir. Karanlığa değil, aydınlığa odaklanmalıdır. HIV’in ne kadar ciddi, şakaya ya da ihmale gelmeyen bir sağlık durum olduğunu da altını çizmelidir.

 

  • Akran danışmanının konuşmayı denetleme ve kontrol edebilme kabiliyeti olmalıdır. Ara ara dinlediklerini tekrar edip “bunu mu demek istediniz?” diye danışanı dinlediğini ve anlattıklarını önemsediğini hissettirmelidir.

 

  • HIV ile ilgili doğru terminolojiyi bilmeli ve sıklıkla kullanarak karşı tarafın da bu terimleri öğrenmesine olanak sağlamalıdır.

 

  • Toplumsal cinsiyet söylemlerinde hassas olmalıdır (örn: Bayan – Kadın, Bilim adamı – Bilim insanı, Sokaktaki adam – Sokaktaki insan, İnsanoğlu /Ademoğlu – İnsan soyu)

 

  • Siyasetten uzak durmalı ve politik konulara girmemelidir.

 

  • Her kişinin HIV ile yaşam süreci farklı olabilir. Dolayısıyla danışanın içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak danışmanlık verilmelidir. Eğer danışana uymuyorsa kendisinden gereksiz örnekler vermemelidir.

 

  • Akran danışmanı, hizmet verdiği kişinin kendisine bağımlı hale gelmemesini sağlamalıdır. Örneğin danışan adına hastane randevusu almamalı, ilaçlarını takip etmemeli, onu alıp hastaneye götürmemelidir. Özel durumlar hariç (yeni tanı almış birisi hastaneye gitmekten korkuyorsa ilk hastane randevusunda eşlik edilebilir veya hasta yatalaksa vs.)

 

  • Danışman, danışanı ile hem fiziksel hem de duygusal bir ilişki kurmamalıdır.

 

  • Hastane ve hekim önerisinde bulunmamalı, ev ya da iş yerine en yakın hastanelerin adresini vererek, danışanın tercihine bırakmalıdır. Kişi, mevcut hastane ya da doktorundan memnun değilse; alternatif hastane ve hekimler hakkında bilgi vermelidir.

 

  • Uygulanan tedavilere karışmamalıdır. Tedavide bir eksikli olduğu düşünülüyorsa, hekimine konuyu danışması önerilmelidir. Olası ilaç yan etkileri sorularına bireysel deneyimlerinden yola çıkarak yanıtlar vermemelidir. İlaçların genel olarak iyi tolere edildiğini vurgulamalıdır. Bu konularda her zaman hekimine danışması önerilmelidir.

 

  • Bilmediği konularda eksik/yanlış bilgilendirmemeli, danışana bu sorunun yanıtını konunun uzmanından öğrenip kendisine bilgi vereceğini söylemelidir.

 

Akran Danışmanlığı Ne Zaman Başlar ve Biter?

 

Danışmanlık, kişi bilgi almak için geldiğinde, telefon ettiğinde ya da endişesini dile getirdiği anda başlar. Danışmanlık, danışan kişi bunu talep ettiği sürece devam eder.

 

Danışman, danışanı ile fiziksel veya duygusal bir bağ kurarsa denge bozulur. Bu nedenle görüşmeler hep belli bir etik sınır içerisinde gerçekleştirilmelidir.

 

Taraflar arasında iletişim problemleri oluşur ve akran danışmanı hizmet vermekte zorluk yaşarsa başka bir danışmana görevi devretmelidir.

 

Genel Hatlarıyla Akran Danışmanlığı Aşamaları Nelerdir?

 

  • Akran danışmanı kendisini tanıtır

  • Aktif dinleme ve empatik yaklaşım

  • Danışmanlık ve bilgi verme

  • Diğer danışmanlara yönlendirme ve aktiviteler hakkında bilgilendirme

  • Bir sonraki görüşmeyi ayarlama ve süreci izleme

 

Görüşmenin bütününde kişinin yalnız olmadığının vurgulanması faydalıdır. Gerektiği zaman yardım alabileceğinin belirtilmesi, travmanın atlatılması sürecini hızlandıracaktır.

 

 

Kaynaklar:

 

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi Cilt: III Sayı: 27

 

http://www.aidsmap.com/How-do-gay-men-diagnosed-with-HIV-change-their-risk-behaviour/page/3053563/

Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

© 2018 Pozitif-iz Derneği / İSTANBUL

 0535 519 54 95

  • Facebook App Icon
  • Twitter App Icon
  • Instagram Sosyal Simge