top of page

26. Uluslararası AIDS Konferansı (AIDS 2026) Notları

  • Yazarın fotoğrafı: POZİTİF İZ
    POZİTİF İZ
  • 11 saat önce
  • 6 dakikada okunur

HIV alanındaki dünyanın en önemli bilimsel ve toplumsal buluşmalarından biri olan 26. Uluslararası AIDS Konferansı (AIDS 2026), 26–31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Rio de Janeiro'da gerçekleştirildi. Uluslararası AIDS Topluluğu (IAS) tarafından düzenlenen konferansın ana teması “Rethink. Rebuild. Rise.” – “Yeniden Düşün. Yeniden İnşa Et. Yüksel.” oldu.


Konferansta HIV araştırmalarının yalnızca yeni ilaçlar ve tedavi seçenekleriyle sınırlı olmadığı; önleme, test, tedaviye erişim, yapay zekâ, dijital sağlık, toplum temelli hizmetler, insan hakları, finansman ve sürdürülebilirliğin HIV yanıtının ayrılmaz parçaları olduğu bir kez daha ortaya kondu. IAS, AIDS 2026 kapsamında 100'ün üzerinde oturum gerçekleştirdi; sözlü sunumlar, posterler ve e-posterlerle çok geniş bir bilimsel veri havuzu oluşturuldu.

 

AIDS 2026'nın ana mesajı: Bilim ilerliyor, ancak erişim geride kalıyor.

 

AIDS 2026'nın en güçlü mesajlarından biri, HIV alanında bilimsel olanakların hiç olmadığı kadar genişlediği; ancak bu olanakların herkes için erişilebilir olmadığı gerçeğiydi.

 

IAS'ın konferans öncesi ve konferans değerlendirmelerinde özellikle uzun etkili Temas Öncesi Profilaksi (TÖP/PrEP), yapay zekâ ve dijital sağlık, yeni tedavi seçenekleri, HIV kür araştırmaları ve hizmetlerin toplum temelli olarak yeniden tasarlanması öne çıktı.

 

Bu nedenle konferansın ortaya koyduğu temel soru yalnızca “Bilim ne kadar ilerledi?” değil:

 

«“Bu bilimsel ilerleme, ihtiyacı olan insanlara ne kadar hızlı ve eşit ulaşacak?”»

 

 Ne değişiyor? Günlük hap döneminin ötesine geçiliyor

 

AIDS 2026'da HIV önleme ve tedavisinde uzun etkili seçenekler önemli bir yer tuttu.

Özellikle lenacapavir, yılda yalnızca iki kez uygulanan TÖP/PrEP seçeneği olarak HIV'den korunmada yeni bir dönemin kapısını açıyor. PURPOSE 1 ve PURPOSE 2 çalışmalarından konferansta sunulan veriler, katılımcıların büyük bölümünün uzun etkili seçeneği kullanmaya devam etmeyi tercih ettiğini gösterdi. Sekiz ülkedeki çalışmalarda katılımcıların %95'i lenacapaviri sürdürmeyi seçti.

 

Bu gelişmenin önemi yalnızca iğne sayısının azalması değil. Günlük hap kullanımı; unutma, rutin oluşturma, mahremiyet ve damgalanma gibi sorunlarla birlikte değerlendirildiğinde, uzun etkili seçenekler bazı kişiler için HIV'den korunmayı daha uygulanabilir hale getirebilir.

 

Konferansta ayrıca cabotegravir, geniş nötralizan antikorlar ve yeni nesil önleme teknolojileri de ele alındı.

 

Tedavi alanında ise günlük ilaç kullanımının yükünü azaltmaya yönelik çalışmalar sürüyor. AIDS 2026'da sunulan faz 3 verileri, haftada bir kullanılan oral islatravir/lenacapavir kombinasyonunun virolojik olarak baskılanmış HIV ile yaşayan kişilerde etkili ve iyi tolere edildiğini gösterdi.

 

HIV tamamen ortadan kaldırılabilir mi? Kür araştırmaları yeni aşamada

 

HIV'in vücuttaki gizli rezervuarlarını ortadan kaldırmak, bilim dünyasının en zor hedeflerinden biri olmaya devam ediyor.

 

AIDS 2026'da HIV kür araştırmaları; viral rezervuarların hedeflenmesi, bağışıklık sisteminin yeniden yönlendirilmesi, gen düzenleme, hücre temelli tedaviler ve genetiği değiştirilmiş NK hücreleri gibi farklı yaklaşımlarla ele alındı. IAS'ın bilimsel programında özellikle HIV rezervuarlarının açığa çıkarılması ve ortadan kaldırılmasına yönelik gen düzenleme ve hücresel yaklaşımlar özel bir başlık olarak yer aldı.

 

Konferansta ayrıca, bilimsel araştırmalar kapsamında HIV tedavisine kontrollü olarak ara verilen bazı kişilerde uzun süreli viral baskılanmanın devam edebildiğini gösteren yeni veriler paylaşıldı. AIDS 2026’nın resmi değerlendirmesinde, bu şekilde HIV’in ilaç kullanılmadan kontrol altında kaldığı remisyon örneklerinin sayısının arttığı bildirildi. Bu bulgular araştırma ortamına özgüdür ve HIV tedavisinin tıbbi gözetim dışında kesilmesi gerektiği anlamına gelmemekte.

 

Ancak burada kritik bir ayrım bulunuyor: Bu gelişmeler HIV için henüz genel kullanıma sunulmuş bir kür anlamına gelmiyor. Bunlar, HIV'in kalıcı remisyonuna ve gelecekte kür olasılığına yönelik araştırmalarda önemli ilerlemeler olarak değerlendirilmelidir.

 

Yapay zekâ ne yapacak? Testten tedavi takibine kadar yeni bir araç

 

AIDS 2026'da yapay zekâ, yalnızca geleceğe ilişkin teorik bir teknoloji olarak değil, HIV hizmetlerinin farklı aşamalarında kullanılabilecek bir araç olarak ele alındı.

 

Konferansın bilimsel başlıklarında yapay zekânın;

 

- HIV tanısında,

- klinik izlemede,

- tedaviye uyum güçlüklerinin öngörülmesinde,

- kardiyovasküler risk değerlendirmesinde,

- bilişsel gerilemenin erken fark edilmesinde,

- HIV'den korunma hizmetlerinde,

- anneden bebeğe HIV geçişinin önlenmesinde kullanılmasına yönelik çalışmalar yer aldı.

 

Konferansta Nijerya'da anneden bebeğe HIV geçişinin önlenmesinde makine öğrenmesi kullanılarak risk faktörlerinin belirlenmesine yönelik çalışma da ödüllendirilen araştırmalar arasında yer aldı.

 

Çin'de ise yapay zekâ destekli bir kendi kendine test cihazının test sonucunu optik olarak okuyup buluta aktarabildiği ve yeni tanı alan kişilerin partnerlerinin daha mahrem biçimde test hizmetine ulaşmasına yardımcı olduğu bildirildi.

 

Bu gelişmeler, gelecekte “test için sağlık kuruluşuna gitmek” modelinin yanında, testin kişinin bulunduğu yere ve günlük yaşamına taşındığı modellerin yaygınlaşabileceğini gösteriyor.

 

Sağlık hizmeti nasıl değişiyor? Hizmet kişiye değil, kişiye göre tasarlanıyor

 

AIDS 2026'nın dikkat çeken başlıklarından biri de farklılaştırılmış ve toplum temelli hizmet modelleri oldu.

 

HIV hizmetlerinin yalnızca hastane ve klinik merkezler üzerinden yürütülmesi yerine;

 

- toplum temelli kuruluşlar,

- dijital sağlık,

- tele-sağlık,

- kendi kendine test,

- otomatik dağıtım makineleri,

- mobil hizmetler gibi farklı kanalların kullanılması gündeme geldi.

 

Özellikle Brezilya’nın São Paulo kentinde, metro istasyonlarına yerleştirilen otomatik dağıtım makineleri aracılığıyla TÖP/PrEP ve Temas Sonrası Profilaksiye (PEP) erişimi sağlayan uygulama, AIDS 2026’da HIV önleme hizmetlerinin uygulanmasına ilişkin ödüllerden birini aldı. Bu örnek, Türkiye’de PrEP’in henüz ulusal bir program kapsamında sunulmadığı ve geri ödeme sistemine dahil olmadığı düşünüldüğünde, HIV önleme araçlarına erişimde ülkeler arasındaki farkı da görünür kılıyor.

 

Halk sağlığında teknoloji çoğu zaman insanları izlemek, davranışları ölçmek ve veri toplamak için kullanılıyor. São Paulo örneği ise teknolojinin yalnızca gözetim ve analiz için değil, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak için de kullanılabileceğini gösteriyor. TÖP/PrEP ve TSP/PEP’in metro istasyonlarından sunulması; bürokrasi, mahremiyet, ulaşım, damgalanma ve zaman gibi erişim engellerini doğrudan azaltmayı hedefliyor.

 


Neden hâlâ sorun var? Bilim ilerlerken eşitsizlikler devam ediyor

 

AIDS 2026'nın belki de en önemli mesajı burada ortaya çıkıyor:

 

HIV'e ilişkin bilimsel olanaklar gelişiyor; ancak sosyal ve yapısal engeller ortadan kalkmıyor.

 

IAS'ın konferans değerlendirmesine göre HIV hizmetlerinin önündeki temel engeller arasında damgalanma ve ayrımcılık, suçlaştırma, yapısal eşitsizlikler ve finansman sorunları bulunuyor. 2024'te dünya genelinde yaklaşık 9,2 milyon HIV ile yaşayan kişinin yaşam kurtarıcı tedavilere erişememiş olması, bilimsel ilerleme ile gerçek hayattaki erişim arasındaki farkı gösteriyor.

 

Dolayısıyla AIDS 2026'nın mesajı yalnızca “daha iyi ilaçlar geliştiriyoruz” değil:

 

“Daha iyi bilimsel çözümleri daha adil ve erişilebilir sağlık hizmetlerine dönüştürmemiz gerekiyor.”

 

Türkiye açısından ne anlam ifade ediyor?

 

Burada önemli bir bölgesel ayrım yapmak gerekiyor.

 

Türkiye, Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS)'in resmi sınıflandırmasında Doğu Avrupa ve Orta Asya (EECA) bölgesinde yer almıyor. Türkiye, UNAIDS tarafından Batı ve Orta Avrupa ile Kuzey Amerika bölgesinde sınıflandırılıyor.

 

Bununla birlikte Türkiye, coğrafi konumu, hareketlilik, göç, sağlık hizmetlerine erişim ve HIV epidemisinin bölgesel dinamikleri nedeniyle EECA'daki gelişmeler açısından önemli bir karşılaştırma alanı oluşturuyor.

 

EECA'da HIV yanıtı özellikle dikkat çekici bir krizle karşı karşıya. UNAIDS verilerine göre bölgede 2024 yılında yaklaşık 2,1 milyon kişi HIV ile yaşıyor, 130 bin yeni HIV enfeksiyonu gerçekleşti ve yeni enfeksiyonların sayısı 2010'a göre %7 arttı. Aynı dönemde AIDS ile ilişkili ölümler %48 arttı. HIV ile yaşayan kişilerin yalnızca %51'i tedavi alıyor ve viral baskılanma oranı %43 düzeyinde.

 

Bölgedeki yeni HIV tanılarının yarısından fazlasının geç dönemde konulması da önemli bir sorun olmaya devam ediyor.

 

Bu nedenle EECA deneyimi Türkiye için doğrudan “Türkiye verisi” olarak değil, geç tanı, damgalama, önleme hizmetlerine erişim ve toplum temelli hizmetlerin önemi açısından bölgesel bir uyarı olarak okunmalı.

 

Türkiye için üç kritik mesaj

 

1. Test ve erken tanı güçlendirilmeli

 

AIDS 2026'da yeni teknolojilerin yanında, erken tanının hâlâ HIV yanıtının temel unsurlarından biri olduğu görüldü.

 

Türkiye açısından HIV testine erişimin kolaylaştırılması; Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri'nin yaygınlaştırılması, toplum temelli test modellerinin güçlendirilmesi, kendi kendine test seçeneklerinin değerlendirilmesi ve damgalanma nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuramayan kişilere ulaşılması kritik önem taşıyor.

 

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölgesi de özellikle doğu Avrupa ve Orta Asya'da geç tanı ve tanı konmamış HIV sorununa dikkat çekerek kendi kendine test ve toplum temelli test hizmetlerinin artırılmasını öneriyor.

 

2. TÖP/PrEP ve yeni nesil korunma seçenekleri erişilebilir olmalı

 

AIDS 2026, HIV'den korunmada seçeneklerin hızla genişlediğini gösterdi.

 

Özellikle yılda iki kez uygulanan lenacapavir TÖP/PrEP, HIV önleme alanında önemli bir dönüm noktası olarak öne çıktı. Ancak bilimsel yeniliklerin gerçek etkisi, insanların bu seçeneklere ekonomik ve coğrafi olarak erişebilmesine bağlı.

 

IAS'ın da vurguladığı üzere yeni önleme teknolojilerinin etkili olabilmesi için uygun fiyatlı, erişilebilir ve ölçeklenebilir olması gerekiyor.

 

3. HIV yanıtının merkezinde insan hakları ve topluluklar olmalı

 

AIDS 2026'da toplulukların HIV yanıtındaki rolü yalnızca savunuculuk düzeyinde değil, araştırma, hizmet tasarımı, uygulama ve karar alma süreçlerinin bir parçası olarak ele alındı.

 

Konferansın ödüllendirilen çalışmalarından biri de Uganda'da trans ve toplumsal cinsiyet çeşitliliğine sahip toplulukların lenacapavir TÖP/PrEP'in uygulanmasına ilişkin deneyimlerini ele aldı.

 

Bu yaklaşım Türkiye açısından da önem taşıyor: HIV hizmetlerinin başarısı yalnızca klinik kapasiteyle değil, HIV ile yaşayanların ve HIV'den etkilenme riski yüksek toplulukların karar süreçlerine anlamlı katılımıyla doğrudan ilişkili.

 

 Sonuç: AIDS 2026'nın Türkiye'ye söylediği ne?

 

AIDS 2026, HIV alanında bilimsel açıdan güçlü bir döneme girildiğini gösteriyor.

 

Daha uzun etkili korunma yöntemleri, daha az ilaç yükü, yapay zekâ destekli sağlık hizmetleri, yeni test modelleri ve HIV kürüne yönelik araştırmalar artık uzak bir gelecekten söz etmiyor.

 

Ancak konferansın asıl uyarısı da aynı derecede güçlü:

 

Bilimsel ilerleme tek başına HIV yayılımını sona erdirmeye yetmez.

 

Yeni teknolojiler erişilebilir değilse, insanlar damgalanma nedeniyle test yaptıramıyorsa, sağlık hizmetleri ayrımcıysa, TÖP/PrEP'e ulaşmak mümkün değilse ve toplumların karar süreçlerine katılımı sınırlıysa bilimsel ilerleme gerçek yaşamda karşılığını bulamaz.

 

Bu nedenle Türkiye için AIDS 2026'nın mesajı üç başlıkta özetlenebilir:

 

  • Daha erken test.

  • Daha fazla korunma seçeneği.

  • Daha az damgalanma ve daha güçlü hak temelli sağlık hizmeti.

 

AIDS 2026'nın “Rethink. Rebuild. Rise.” çağrısı, Türkiye açısından yalnızca HIV hizmetlerinin nasıl geliştirileceğini değil, HIV yanıtının nasıl yeniden tasarlanması gerektiğini de gündeme getiriyor.

 

Bilim yeni seçenekler sunuyor. Bundan sonraki mesele, bu seçeneklerin herkes için ulaşılabilir, karşılanabilir, güvenli ve ayrımcılıktan uzak bir sağlık hizmetine dönüşmesini sağlamak.

 


Kaynak: International AIDS Society, AIDS 2026 Abstract Book ve AIDS 2026 resmi konferans içerikleri; UNAIDS ve WHO bölgesel verileri.

 

İngilizce raporun tamamı için:

hiv tdvisinde yeni dönem
bottom of page