Merhaba, Benim pozitif hikâyem aslında resmi ve gayri resmi olarak ikiye ayrılıyor. 2017 yılında, henüz 20’li yaşlarımın çok başındayken yaşadığım korunmasız bir ilişki sonrasında, üzerinden çok da vakit geçmeden ilk belirtileri fark ettim. Yaz mevsimiydi ve ben çok ağır bir grip geçirmiştim. O havada üşütmüş olmam pek mümkün değildi. Şakayla karışık “Acaba AIDS mi oldum?” diye güldüm. Ama o şaka içimde bir şüpheye dönüştü. Aklıma yaşadığım korunmasız ilişki geldi. O güne
32 yaşında kamuda çalışan bir uzmanım. Yaklaşık sekiz sene önce HIV tanısı aldım. Önce hayatımın nasıl başıma yıkıldığını ve sonra o başıma yıkılanlardan tekrar inşa ettiğim çok daha güçlü ve hiç olmadığı kadar aşk dolu bir hayatı anlatacağım size. Evlendim, vajinal doğumla bebeğimi kucakladım.
Sevgili HIV,
Bugün sana yeniden yazıyorum. Aradan yıllar geçti. Artık birlikte geçirdiğimiz süre 37 yılı buldu. Ben ise 53 yaşıma yaklaşıyorum.
Zaman… İnsan fark etmiyor ama akıp gidiyor. Bir zamanlar beni yere seren, hayatımı altüst eden o günler artık çok geride kaldı. Ama izleri hâlâ benimle. Belki de o izler sayesinde bugün ayaktayım.