• POZİTİF İZ

EGEHAUM’dan Maymunçiçeği Virüsü’nü Dinledik

Ege Üniversitesi HIV/AIDS Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAUM) müdürü Prof. Dr. Deniz Gökengin, 23 Ağustos 2022 akşamı derneğimizin davetlisi olarak, HIV ile yaşayan kişileri Maymunçiçeği virüsü hakkında bilgilendirdi.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen Maymunçiçeği virüsü seminerinde sizler için tuttuğumuz notları derledik.


“Herkesin bitmiş gibi davranmasına rağmen Covid-19 pandemisi hala devam ediyor. Bu pandemi daha bitmeden Maymunçiçeği salgını başladı.

Avrupa’da Maymunçiçeği vakası ilk olarak 7 Mayıs 2022 tarihinde Nijerya’dan İngiltere’ye giden bir kişide görüldü. 22 Haziran 2022 itibariyle 50 ülkeden 3000 üzerinde vaka bildirildi.


Çiçek virüsü ve Maymunçiçeği virüsü aynı gruptan benzer virüslerdir. 80'li yıllardan önce ülkemiz dahil dünyanın birçok ülkesinde yapılan aşılama sayesinde çiçek hastalığı ortadan kalkmıştır. 80'li yıllardan itibaren yeni doğanlara çiçek aşısı yapılmamaktadır. Maymunçiçeği virüsüne karşı tam bir koruma sağlamasa da 80'li yıllardan önce doğan ve çiçek aşısı olan kişilerde az da olsa aşının Maymunçiçeği’ne karşı bir koruma sağlayacağı düşünülmektedir. Şu ana kadar Maymunçiçeği görülen kişilerin kaçının daha önceden çiçek aşısı olduğuna dair bir çalışma gerçekleştirilmediği için kesin tıbbi bir kanıtı bulunmamaktadır.


Maymunçiçeği yeni bir virüs değildir. Uzun yıllardır sadece Afrika’da nadiren de olsa görülmekteydi. Dünyanın birçok yerine yapılan seyahatlerle virüsler, insanlar ya da hayvanlar tarafından birçok kıtaya taşınabilmekte. Maymunçiçeği’nin Avrupa’da görülmesinin sebebinin bu seyahatler olduğu düşünülmektedir. Şu anda en çok vaka Avrupa’dan bildirilmektedir.


Maymunçiçeği virüsünün 2 farklı tipi vardır: hafif seyirli, ölüm oranı düşük Batı Afrika tipi ve ağır seyirli, ölüm oranı daha yüksek olan Kongo tipi.


Şu anda salgın haline gelen Batı Afrika tipidir. Bu sebeple ölüm oranı çok düşüktür.


Bulaş yolları; her türlü yakın temas, yüz yüze görüşme, deriye temas, ağız ağıza temas, ağız deri teması, lezyonlarla direk temas, etrafa saçılan damlacıklar, virüsle teması olmuş tüm eşyalar ve yüzeylere temas. Erkek cinsel sıvılarında virüs tespit edilmesine rağmen yakın temasla bulaş olabildiği için cinsel yolla temasın bulaştaki doğrudan rolü bilinmemektedir. Bunun yanı sıra kadın cinsel sıvıları, kan, anne sütü ve bebeğin doğum öncesi içinde bulunduğu sıvının da bulaşta doğrudan rol oynayıp oynamadığı henüz belli değildir. Anneden bebeğe temas yoluyla bulaşabilir.


Zarflı bir virüs olmasına rağmen dirençli bir virüstür. Zarflı virüsler örneğin HIV gibi vücut dışında çok kısa sürede yok olurlarken, Maymunçiçeği virüsü dış ortamlarda haftalarca, hatta aylarca bulaşma özelliğini korumaktadır.


LGBTİ’lerde daha çok görüldüğü için, aynı HIV enfeksiyonunda olduğu gibi ‘belli bir gruba yönelik ve cinsel yolla bulaşıyor’ olduğu düşünüldüyse de, aslında hem erkeklerde hem de kadınlarda görülmekte. Sadece cinsel yolla da geçmiyor ve herkes eşit olarak risk altında.

Belirtiler enfekte olduktan sonraki 1 ila 3 hafta içinde ortaya çıksa da daha erken veya daha geç de görülebiliyor. Halsizlik, kas ağrısı, lenf bezlerinde şişmeler gibi ön belirtilerden sonra döküntüler başlıyor; bu döküntüler 1 ya da çok sayıda, 1 bölgede ya da vücudun her yerinde ortaya çıkabiliyor. Döküntüler ağrılı olabiliyor. Lezyon sayıları kişiye göre değişiyor. Döküntüler önce sert lezyonlar olarak ortaya çıkıyor ardından içleri sıvı doluyor ve ardından kabuklanıyor. En tipik özelliği, döküntülerin hepsinin aynı anda aynı evrede olmaları. Döküntüler 2-3 hafta sürüyor kabuklar dökülüp sağlam deri oluşana kadar bulaştırıcılık devam ediyor. Enfekte olan kişilerin kendilerini başkalarından tamamen izole etmesi, ayrı bir odada kalması ve hiç bir eşyanın ortak kullanılmaması gerekiyor.


Bulaştırıcılık enfekte olduktan aşağı yukarı1 hafta sonra başlıyor.


HIV pozitif olmak Maymunçiçeği hastalığının ağır seyretmesi için bir kriter değil, risk ve süreç HIV ile enfekte olmayan kişilerdekine benzer.


Gebelerde ve çocuklarda ağır seyredebiliyor.


Döküntüler bakterilerle enfekte olabiliyor, zatürreye yol açabiliyor, bilinç bulanıklığı ve ölümle sonuçlanabiliyor.


Bazen hiçbir belirti olmayabiliyor, makatta ağrı, kanama ya da sadece makatta döküntü görülebiliyor.


Tedavi


İki antiviral ilaç tespit edildi. Yeterli miktarda ilaç olmadığı için, ağır seyirli, 1000’den fazla lezyonu olan kişilerde kullanılıyor. Bu ilaçlar Türkiye’de bulunmuyor.


Korunmak için 2 aşı var; bunlardan biri 1 ay arayla 2 doz uygulanan çoğalma yeteneği olmayan canlı virüsle hazırlanmış aşı. HIV pozitif kişilerde ve gebelerde kullanıma uygun. Diğeri çoğalma yeteneği olan zayıflatılmış virüsle hazırlanmış bir aşı. HIV pozitif kişilerde ve gebelerde kullanıma uygun değil.


Normalde aşılar temastan önce yapıldığında korurken, bu aşılar temastan sonra ilk 4 gün içinde kullanıldıklarında da koruyucu etki gösterebiliyor. 5. günden sonra uygulandığında hastalığın hafif geçmesini sağlıyor. Bu aşılar da kısıtlı sayıda ve Türkiye’de bulunmuyor.


Maymunçiçeği tanısı için testler, döküntülerden sürüntü alınarak yapılıyor ve bu test Türkiye’de sadece Ankara’da tek merkezde yapılıyor.


Korunmak için


Şu anda en çok Avrupa’da görüldüğü için bu bölgelere ve yurt dışına gidip gelen kişilerle temas riskli sayılıyor.


Diğer önerileri şöyle özetleyebiliriz:

  • Partner sayınızı sınırlayın

  • Kişilerle yakın temastan sakının

  • Temizlik ve hijyen şartlarına uyum gösterin. Ellerinizi sık sık yıkayın

  • Eğer tanınız kesinse kendinizi hemen izole edin, mümkünse tek başınıza bir evde kalın, aynı evde başkalarıyla yaşıyorsanız tek başınıza bir odada kalın.

  • Aynı evde yaşadığınız kişi Maymunçiçeği ile enfekte ise, hiç bir eşyayı ortak kullanmayın; odasına girerken maske ve eldiven takıp koruyucu giysi kullanın, koruyucu giysiyi odadan dışarı çıkarmayın.

  • Ortak tuvalet kullanılıyorsa tuvaleti her seferinde dezenfekte edin.

  • Kişi koltuk, sehpa vs gibi ev eşyalarıyla temas etmişse Covid’e karşı kullandığımız dezenfektanları kullanabilir ya da sabunla temizleyebilirsiniz.

Engin bilgilerini bizimle paylaştığı için Prof. Dr. Deniz Gökengin'e çok teşekkür ederiz.


41 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör