top of page

Pozitif-iz Derneği 2025 Yılı Danışmanlıkları

  • Yazarın fotoğrafı: POZİTİF İZ
    POZİTİF İZ
  • 13 Oca
  • 3 dakikada okunur

Pozitif-iz Derneği, 1 Ocak – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında toplam 2.061 kişiye, 3.812 kereden fazla akran danışmanlığı hizmeti sundu. Bu danışmanlıklar, HIV ile yaşayanlar ile riskli temasta bulunan bireylerin tıbbi, hukuki ve psiko-sosyal ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefleyen bütüncül bir destek mekanizması kapsamında yürütüldü.

 

Danışmanlık hizmetleri; HIV’in tıbbi süreçleri, hukuki hakları ve psikolojik boyutları konusunda yetkin, vaka yönetimi deneyimine sahip akran danışmanları tarafından sağlandı. 2025 yılı boyunca başvuran kişilere ait tüm veriler, danışmanlar tarafından anonimleştirildi ve manuel yöntemlerle derlendi.

 


HIV ile Yaşayanların Danışmanlık Dağılımları


Yaş Dağılımı

Pozitif-iz Derneği’nden danışmanlık alan HIV ile yaşayan bireylerin yaş dağılımı şu şekilde oluştu:

  • 17–25 yaş: %18 (180 kişi)

  • 26–35 yaş: %33 (334 kişi)

  • 36–45 yaş: %13 (128 kişi)

  • 46–70+ yaş: %6 (58 kişi)

  • Yaş bilgisi paylaşılmayan: %31 (315 kişi)

 

Bu veriler, danışmanlık hizmetlerinden yararlanan HIV ile yaşayan kişilerin ağırlıklı olarak 17–35 yaş aralığında yoğunlaştığını gösterdi.

 

Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği

 

Pozitif-iz Derneği, danışmanlık süreçlerinde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği bilgisi toplamak amacıyla hiçbir zaman doğrudan soru yöneltmedi. Bu alandaki veriler yalnızca danışanların gönüllü beyanlarına dayandı ve tamamen anonim biçimde kaydedildi. Ortaya çıkan tablo, zorunlu bir sınıflandırmadan ziyade bireylerin kendilerini ifade etmeyi tercih ettikleri ölçüde şekillendi.

 

Toplam 1.015 danışanın:

  • 873’ü (%86) cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği hakkında beyanda bulundu.

  • 142 kişi (%14) ise herhangi bir beyanda bulunmamayı tercih etti.

 

Beyanda bulunanlar arasında erkeklerle ilişkili kimlikler belirgin biçimde öne çıktı:

  • Erkek: 462 kişi (%45,5)

  • Gay: 149 kişi (%14,7)

  • Heteroseksüel Erkek: 123 kişi (%12,1)

  • Biseksüel Erkek: 24 kişi (%2,4)

 

Bu gruplar birlikte değerlendirildiğinde, toplam danışanların 758’ini (%74,7) oluşturdu. Bu durum, hizmetlere erişim ve başvuru motivasyonunun erkekler arasında daha yüksek olduğuna işaret etti.

 

Kadın danışanların oranı görece daha sınırlı kaldı:

  • Heteroseksüel Kadın: 56 kişi (%5,5)

  • Kadın: 48 kişi (%4,7)

 

Toplamda 104 kişi (%10,2).

 

Bu tablo, kadınların HIV danışmanlık hizmetlerine erişiminde görünürlük ve erişilebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini düşündürdü.

 

  • Trans Kadın: 10 kişi (%1)

  • Queer: 1 kişi (%0,1)

 

Beyanda bulunmayan grubun (%14) kayda değer büyüklüğü; mahremiyet ihtiyacı, damgalanma kaygısı ya da bu bilgilerin paylaşılmasını gerekli görmeme gibi etkenlerle ilişkilendirildi.

 

Genel olarak veriler, danışmanlık hizmetlerinin çeşitliliğe açık, gönüllülük ve güven temelli bir ortamda yürütüldüğünü ortaya koydu.

 


Şehirlere Göre Dağılım

 

Toplam 1.015 kayıt üzerinden yapılan değerlendirme, akran danışmanlığı başvurularının belirli büyükşehirlerde yoğunlaştığını gösterdi:

 

  • İstanbul: 291 kişi (%28,7)

  • İzmir: 75 kişi (%7,4)

  • Ankara: 56 kişi (%5,5)


Bu üç büyükşehir birlikte değerlendirildiğinde, başvuruların yaklaşık %42’si bu merkezlerde toplandı. Bu durum; nüfus yoğunluğu, HIV alanındaki hizmetlerin görünürlüğü ve yönlendirme ağlarının gücüyle ilişkilendirildi.

 

İkinci kümede yer alan iller:

  • Antalya: %3,7

  • Adana: %3,1

  • Bursa: %2,4

 

Gaziantep, Kocaeli, Samsun, Kayseri, Eskişehir, Sakarya ve Tekirdağ gibi illerin her birinin %1–2 bandında temsil edilmesi, hizmetin Türkiye geneline yayıldığını ancak yoğunluğun sınırlı kaldığını gösterdi. Diyarbakır, Konya, Muğla ve Mersin gibi illerin de listede yer alması, başvuruların yalnızca batı ve metropol odaklı olmadığını ortaya koydu.

 

  • Diğer iller: 126 kişi (%12,4)

  • Yurtdışı başvuruları: 31 kişi (%3,1)

  • Şehir bilgisi paylaşılmayan: 187 kişi (%18,4)


Bu tablo, akran danışmanlığı hizmetinin ülke geneline ve yurtdışına uzanan; ancak yerel düzeyde erişimin artırılmasına ihtiyaç duyan bir yapıya sahip olduğunu gösterdi.

 

İletişim Kanallarına Göre Dağılım

 

HIV ile Yaşayanlar


HIV ile yaşayan bireylerin iletişim tercihleri şu şekilde dağıldı:

  • Telefon: %53

  • WhatsApp: %22

  • Instagram: %14

  • E-posta: %11

  • Facebook: %0

 

Telefonun açık ara tercih edilmesi, danışmanlık süreçlerinde doğrudan, hızlı ve güven temelli iletişim ihtiyacının yüksekliğine işaret etti. WhatsApp, süreklilik gerektiren takip süreçlerinde önemli bir rol üstlendi.

 

Riskli Temas ve Test Danışmanlığı Alanlar

 

1.046 riskli temasta bulunan / test danışmanlığı alan kişiye, toplam 1.354 danışmanlık hizmeti sunuldu.

 

Bu grubun iletişim tercihleri:

  • Telefon: %53

  • E-posta: %20

  • Instagram: %18

  • WhatsApp: %9

  • Facebook: %0

 

Test öncesi ve test sürecinde belirsizlik ve kaygının yüksek olması, telefonun yine birincil kanal olmasını sağladı. E-posta ve Instagram’ın görece yüksek oranları, ilk temasın daha anonim ve yazılı kanallar üzerinden kurulduğunu gösterdi.

 

İletişim Kanalları Karşılaştırmalı Değerlendirme

 

Telefon, her iki grup için de birincil iletişim kanalı oldu (yaklaşık %53). HIV ile yaşayanlar WhatsApp’ı süreklilik ve takip ihtiyacı nedeniyle daha yoğun kullanırken; riskli temasta bulunanlar e-posta ve Instagram’ı ilk temas ve bilgi alma amacıyla daha fazla tercih etti.

Facebook ise her iki grup için de neredeyse hiç kullanılmadı.

 

Genel değerlendirme, HIV ile yaşayanlarda iletişimin süreklilik ve güven temelli, riskli temasta bulunanlarda ise ilk temas, anonimlik ve bilgi odaklı kanallar üzerinden şekillendiğini ortaya koydu.



 

hiv tdvisinde yeni dönem
bottom of page