top of page
  • Yazarın fotoğrafıPOZİTİF İZ

İlk HIV Tanısı Aldığınızda


Hemen hemen hepimiz hayatımız boyunca ruh sağlığımızı etkileyebilecek krizlerle karşılaşmışızdır. Krizler, hayatımızın olağan akışını bozan olaylardır ve ruhsal dayanıklılığımızı sarsabilirler. Sevdiğimiz bir yakınımızı kaybetmek, işten ayrılmak, romantik bir ilişkinin bitmesi, bir rahatsızlığımız olduğunu öğrenmek gibi. HIV pozitif olduğunu öğrenmek de çoğumuzda önemli bir stres yüküne yol açabilir Bu stres yükü bir dizi ve birbirinden farklı duygu, düşünce ve fiziksel belirtilere yol açabilir. Bunlardan bazılarına bakalım:

  • Korku ve çaresizlik hisleri

  • Gerginlik belirtileri: Uykusuzluk, sinirlilik, tahammülsüzlük, çarpıntı, titreme, nefes açlığı, bulantı

  • Umutsuzluk ve geleceğinizin kalmadığı hissi

  • Kendinizi veya başkalarını suçlama

  • Tanı anını tekrar tekrar yaşıyor gibi hissetme, kâbuslar görme

  • Tepkisizlik, duyguları hissedememe

  • Kafa karışıklığı, dikkatsizlik ve sakarlıklar

Bu durumu hemen ruhsal bir rahatsızlık gibi ele almamalıyız. Bu tepkiler yaşamımızda karşılaştığımız olağanüstü durumlara verilen olağan tepkilerdir. Sinir sistemimiz stresli sürece uyum sağlarken yukarıdaki gibi yoğun tepkiler verebilir. Tıpkı akordu bozulan bir gitarın yeniden akord edilirken tellerden sıra dışı sesler çıkabilmesi gibi.


Unutmayın! Tıpkı diyabet, yüksek tansiyon, astım, romatizmal hastalıklara sahip uzun soluklu tedavi gerektiren pek çok insan gibi HIV ile yaşayan kişiler de ilaç tedavilerini düzenli kullanıp ve doktorlarının önerilerine uyarak sağlıklı ve uzun bir ömür sürebilirler.


Strese yönelik bu akut tepkilerin çoğunlukla birkaç hafta içerisinde yatıştığını biliyoruz. Peki, bu süreçte ne size yardımcı olabilir?


Kendinizi daha iyi hissetmek için neler yapabilirsiniz?

  1. Çarpıntı, mide bulantısı, sık soluk alıp verme, nefes açlığı kaygıya bedenin verdiği tepkilerdir. Bu tepkiler sırasında bazı insanlar öleceklerini, akıllarını yitireceklerini, organlarının zarar göreceğini düşünebilirler. Yapılan araştırmalar bu gibi panik belirtilerinin hiçbir kalıcı hasara yol açmadığını ve hayati tehlike oluşturmadığını göstermiştir. Kaygılarınız azaldığında bu belirtiler de gerileyecektir.

  2. HIV tedavisi için başvurduğunuz doktorla iyi bir diyalog kurun. HIV ile yaşamak ve ilaç tedavileri ile ilgili merak ettiğiniz soruları sormaktan çekinmeyin. İlaç tedavinize mümkün olan en kısa sürede başlayın ve süreçte aklınıza takılan soruları sonraki kontrole kadar not edin. Süreçte doktorunuz size ruhsal durumunuzla ilgili bazı sorular sorabilir ve gerekli görürse bir ruh sağlığı uzmanına (psikiyatrist ya da klinik psikolog) yönlendirebilir.

  3. Güvendiğiniz ve sevdiğiniz insanlarla sizi zorlayan duygularınızı ve düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Neyi ne kadar paylaşacağınız (örneğin HIV durumunuz) sizin seçiminizdir. Yalnız kalmamaya, hayata katılmaya gayret edin.

  4. Ülkemizde HIV ile yaşayan kişilerin bilgi ve yönlendirme alabilecekleri pek çok sivil toplum kuruluşu var. İletişim ve bağ kurun!

Pozitif-iz Derneği de bunlardan birisi. Hafta içi (resmi tatiller hariç) saat 12.00-19.00 saatleri arasında destek hattını arayarak ya da e-posta yazarak ulaşabilirsiniz.

  1. Günlük bakım rutininizi elinizden geldiğince sürdürün. Ilık bir duş almak, traş olmak, makyaj yapmak, dişlerinizi fırçalamak gibi. Siz değerlisiniz.

  2. Egzersiz (spor, yürüyüş, meditasyon, yoga) stresi azaltmada etkili bir yöntemdir. Düzenli egzersiz yaparsanız salgılanan endorfin hormonu rahatlama sürecinizi hızlandıracaktır.

  3. Uykuya dalmada güçlük ve uykuda bölünmeler deneyimleyebilirsiniz. Stres seviyeniz düştükçe uyku size olan borcunu ödeyecek ve uykularınız düzene girecektir.

  4. Rahatlamak için alkol ya da uyuşturucu maddeler kullanmayın. Bu maddelerin uzun dönem stresinizi artırmak ve bağışıklık gücünüzü zayıflatmak gibi olumsuz etkileri olacaktır.

  5. Günlük çalışma ya da okul rutininizi elinizden geldiğince sürdürün.

  6. Hâlihazırda psikiyatrik tedavi ya da psikoterapi görüyorsanız birlikte çalıştığınız psikiyatrist ya da psikoloğa başvurarak mevcut tedavinizi değerlendirin.

"Ne zaman bir ruh sağlığı uzmanı ile görüşmeliyim"?

  1. İhtiyaç hissederseniz hemen, ancak ilk stres tepkileri 2 haftadan uzun sürerse gecikmeden başvurun

  2. Bilinen psikyatrik bir rahatsızlığınız varsa, devam eden bir psikyatrik tedaviniz veya alkol - madde kullanımızı varsa,

  3. Aklınıza yaşamın yaşamaya değmeyeceği gibi düşünceler geliyorsa ve bunlarla başa çıkamıyorsanız,

  4. Başkalarına zarar verme düşünceleri varsa ve bunlarla baş edemiyorsanız.

Size en yakın sağlık kuruluşu ya da klinikte çalışan psikiyatrist ya da klinik psikologla iletişime geçin.


Kriz döneminde insanın aklına yaşamın yaşamaya değmeyeceği düşünceleri gelebilir. Bunu düşünmeniz sıklıkla içinde bulunduğunuz sıkıntılı durumdan kurtulmak içindir. Düzenli tedavi ile sizi sağlıklı ve uzun bir ömür beklediğini unutmayın. Bu düşüncelerinizi güvendiğiniz insanlarla paylaşmak sıkıntınızı azaltabilir.


Eğer bu imkanınız yoksa ve ölüm düşünceleri ile başa çıkmakta zorlanıyorsanız 112'yi arayarak acil sağlık hizmeti alabilirsiniz.


Birlikte HIV'den güçlüyüz! Dayanışmayla!



Yazıyı hazırlayan gönüllümüz Psikyatrist Murat Açar’ a çok teşekkür ederiz.




857 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

HIV ve Gebelik

コメント


hiv tdvisinde yeni dönem
bottom of page