• POZİTİF İZ

Özne Odaklı HIV Etkinliklerindeydik

Üyesi olduğumuz Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları Platformu (CİSÜ) olarak 13-14 Kasım 2021 tarihlerinde "Özne Odaklı HIV Etkinlikleri"nde sunumlar yaptık.


CİSÜ Platformu'nun bir çalışma grubu olan 'CYBE Çalışma Grubu' tarafından 4 oturum olarak planlanan etkinlik serisinin amacı; HIV ile yaşayanların sosyalleşebilmelerinin yanı sıra, HIV'in tarihi, alanda çalışan kurumların faaliyetleri, Türkiye’de HIV ile yaşamak, HIV politikaları, destek mekanizmalarının konuşulması idi.


Tarihte yolculuk yaptık


İlk gün "Türkiye’de HIV Hareketinin Tarihi ve Örgütlenme Deneyimleri" oturumu ile başladı.


Aktivist akademisyen olan Tankut Atuk'un modere ettiği bu oturumda, Türkiye’de HIV alanındaki ilk örgütlenme olan ve hekimler tarafından kurulan AIDS ile Savaşım Derneği (ASD)'nin kurulma sürecini, hükümetin o dönemki HIV'e yaklaşımını ve yapılan çalışmaların aktarımını Prof. Dr. Tuğrul Erbaydar yaptı. Erbaydar, 1992 yılında kurulan derneğin geçmiş yıllarda yaptığı savunuculuk ve yüksek farkındalık çalışmalarını anlattı. Ardından ASD'nin 2010 yılında kapanması sürecine nasıl gelindiğini aktardı.


Bir hekim Derneği olan ASD'nin ardından, Türkiye'de HIV ile yaşayanlar tarafından kurulan ilk özne odaklı sivil toplum kuruluşu olan Pozitif Yaşam Derneği'nin hayata geçme yıllarını ise, derneğin eski kurucu üyelerinden olan aktivist Çiğdem Şimşek anlattı. Daha Türkiye’de hiçbir özne Derneği yokken alana giren Çiğdem Şimşek, kendi tanıklığı üzerinden böyle bir derneğe neden ihtiyaç olduğunu, kuruluş aşamasında yaşanan çekinceleri, imkansızlıkları ve aşılan zorlu süreçleri özetledi. Özellikle o dönemde daha da yoğun olan HIV ile yaşayanlara yönelik (kimi hayati sonuçları olan) hak ihlallerini de örneklerle aktardı.


Bu ilk örgütlenmeden sonra alanda varlık göstermeye başlayan Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği’nden Arda Karapınar söze devam etti. Hem kendi hem de kurumsal hafızası üzerinden paylaşımlarda bulundu. Karapınar, sözü tekrar Pozitif-iz Derneği’nin hayata geçmesini dinlemek üzere kurucu üyelerinden olan Çiğdem Şimşek'e devretti. Şimşek, alanda gözlemledikleri 'akran desteği' ihtiyacından yola çıkarak kurdukları Pozitif-iz Derneği'ni, çizgileri çok net olan hizmet alanlarını ve kurumsal iletişim dilini anlattı.

Oturum, Ankara'da faaliyet yürüten ve yine bir öz örgütlenme olan Pozitif Dayanışma'dan Oğulcan Yediveren'in konuşması ile devam etti. Oğulcan, İstanbul'da çalışmalar yapan 3 özne Derneği'nden sonra Anadolu'nun nabzını tutacak olan Pozitif Dayanışma'nın hikayesini anlattı.


Oğuzhan Nuh ise, Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)'nin ana odaklarını anlattı. Dernek içerisinde kurdukları 'HIV Çalışma Grubu'nun planlarından bahsetti.


Oturumun son konuşmacısı ise 17 Mayıs Derneği'nden Anjelik Kelavgil oldu. Kelavgil, HIV'in LGBTİ+ hareketi içerisindeki yerini anlattı ve Derneğin alandaki hizmetlerini paylaştı.


HIV ile yaşayanlar buluştu


Oğuzhan Nuh’un yönlendirmesinde gerçekleşen ve sadece HIV ile yaşayanların katılımına açık olan bu oturumda; HIV tanısının bir başkasına açıklanması, HIV statümüzü açılmak zorunda mıyız? Neden açılıyoruz / neden açılmıyoruz? Açılmamız için ne gerekli? soruları tartışıldı.


12 HIV ile yaşayan kişinin katıldığı oturumda kişiler kendi açılma deneyimlerinden, kime ne kadar, ne zamanda açıldıklarından bahsederken aynı zamanda, aileye, arkadaşa, sürekli ya da günü birliktelik yaşadıkları partnere açılmanın şartlarının neler olabileceği ve zamanlamaları konusunda görüş alışverişinde bulundular.


İyilik halini koruma pratiklerini konuştuk


Etkinliğin ikinci gününe geldiğimizde Pozitif-iz Derneği gönüllüsü Aslıhan Demircan’ın modere ettiği “HIV ile Yaşayanlara Yönelik Psikososyal Destek Mekanizmaları ve İyilik Halini Koruma Pratikleri” oturumunda, destek mekanizmalarının neler olduğu ve sürecin nasıl işlediği konuşuldu.


Sırayla; Şeyda Altıparmak Yılmaz (Pozitif Dayanışma), Önder Bora (Pozitif-iz Derneği), Mehmetcan Yazıcıoğlu (Pozitif Yaşam Derneği), Rıza Yılmaz (17 Mayıs Derneği), Oğuzhan Nuh (SPoD) deneyimlerini anlattı.


Derneğimizi temsilen Önder Bora yaptığı konuşmada, Akran Danışmanlığının öneminden, sınırlarından, ne tür danışmanlıklar verildiğinden, kişilerin derneğimize hangi durumlarda ne amaçla başvurduklarından, çözüm önerilerilerimizden ve genel olarak Akran Danışmanlığının kapsadığı alanlardan bahsetti.

Hak ihlallerini tartıştık


Dördüncü ve etkinliğin son oturumu olan “HIV ile Yaşayanların Maruz Bırakıldıkları Ayrımcılık ve Damgalama Deneyimleri”ni Pozitif Dayanışma’dan Ali Aliyev modere etti.


Yaşanan hak ihlalleri hakkında konuşulan bu oturumda Pozitif-iz Derneği gönüllü avukatları Hatice Demir ve Enes Salar Derneğin yayımladığı Hak İhlalleri Raporu’ndan paylaşımlar yaptı.


Defne Güzel (17 Mayıs Derneğİ), Melis Arslan (Kırmızı Şemsiye Derneği) ve Oğuzhan Uzun (SPoD)’un yaptığı aktarımların ardından Sağlık Bakanlığı Kontrol programı kapsamında ayrımcılık ve damgalanmayı önleme hedeflerine yönelik ne gibi çalışmalar yapıldığı konuşuldu.



76 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör