• POZİTİF İZ

HIV ve Gebelik

Son yıllarda tedaviye uyum ile 'Belirlenemeyen=Bulaşmayan' statüsüne kavuşan HIV pozitif kadınlar doğal yolla, sağlıklı ve HIV ile enfekte olmayan bebekler dünyaya getirebilmektedirler. Bu nedenlerden dolayı pek çok HIV pozitif anne ve anne adayı bulunmaktadır. HIV pozitif kadınların gebeliği ve doğumları ile ilgili merak ettiklerimizi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Mehmet Serdar Kütük'e sorduk:

1. HIV ile enfekte kadınlar gebe kalabilirler mi?'


Evet. HIV ile enfekte kadınlar doğal ya da gerektiğinde yardımcı üreme yöntemleri (aşılama, tüp bebek vs) ile gebe kalabilirler.


HIV ile yaşayan kadınların, viral yük değerleri saptanamaz düzeye indikten sonra gebe kalmaları tercih edilir. Gebelik öncesi viral yük düzeyinin belirlenemeyen düzeyde olması, gebeliğin sağlıklı seyri ve sonuçlanması için son derece önemlidir.


2. Gebelikte viral yük ne sıklıkta takip edilmelidir?


Antiretroviral (HIV’i baskılayan) tedavi başlandıktan ya da değiştirildikten sonra 2-4 haftada bir viral yük takibi yapılmalıdır. Viral yük belirlenemez düzeyde ise 3 ayda bir HIV RNA düzeyi görmek yeterli olacaktır. Viral yükü belirlenemeyen düzeydeki gebelerde viral sıçramanın tespiti açısından 36 hafta civarında tekrar HIV RNA düzeyi bakmak ve doğum şeklini belirlemek uygun olacaktır.


3. HIV ilaçlarının gebelikte kullanılmalarının anne karnındaki bebekte anormallik oluşturucu etkileri var mıdır?


Güncel olarak kullanılan HIV ilaçlarının çoğu anne ve bebek için ciddi riskler içermezler. Gebelik planlayan HIV ile yaşayan kadınların gebe kalmadan önce ya da gebeliğin tespitinden sonra en kısa zamanda enfeksiyon hastalıkları uzmanı ile görüşerek gebelikte güvenilirliği konusunda daha fazla veri bulunan en güvenli ilaçlara geçiş yapmaları uygun olur. Enfeksiyon hastalıkları hekiminiz size en uygun ve güvenle kullanabileceğiniz ilaç rejimini belirleyecektir.


4. HIV pozitif gebeler normal/doğal doğum yapabilirler mi?


HIV pozitif gebeler, ARV ilaçlarını düzenli kullanmaları ve 6 ay boyunca viral yük değerinin 50 kopya /ml altında (belirlenemeyen) olması durumunda normal vajinal doğum yapabilirler. Bu olgularda doğumun şeklini, HIV negatif olgularda olduğu gibi, annenin özgür kararı ve gebeliğe ait diğer faktörler belirler. Her durumda annenin kararı dikkate alınıp, onurlandırılmalıdır.


5. HIV pozitif gebelerde viral yükün bilinmemesi ya da baskılanmamış olması durumunda doğum şekli nasıldır ve bebeğe geçiş riski ne kadardır?


Bu durumda su kesesi açılmadan önce 38. haftada planlı sezaryen yapılması ve doğum öncesinden başlayıp doğum sonrasına dek devam eden damar içi zidovudin uygulanması gerekmektedir. Yukarıdaki koşulların sağlanması durumunda bebeğe bulaşma riski yaklaşık %3-8 arasındadır.


6. HIV pozitif anneler bebeklerini emzirebilirler mi?


Emzirmenin bebeğe HIV geçiş riskini arttırması nedeni ile HIV pozitif anneler bebeklerini emzirmemelidirler.


7. HIV pozitif annelerin bebeklerinin doğumdan sonra ARV tedavi almaları gerekli midir?


HIV pozitif annelerin bebekleri doğumdan sonra ARV almak zorundadırlar. Uygulanacak ARV tedavisinin içeriği ve süresi, annenin viral yükü, aldığı ARV tedavileri ve HIV enfeksiyonunun ilk kez gebelikte geçirilip geçirilmediği gibi faktörler dikkate alınarak çocuk hastalıkları hekimleri tarafından belirlenir.


8. Gebelikte kullanılan ya da kullanılması gereken ilaçlar ile ART ilaçları arasında istenmeyen reaksiyon olabilir mi?


Doğum sonrası kanama sorunlarında kullanılan meterjin adlı ilacın HIV ilaçları ile birlikte kullanımı olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Meterjinin, etkili ve HIV ilaçları ile etkileşime girmeyen güvenli alternatifleri her doğum kliniğinde bulunur ve ihtiyaç halinde kullanılabilir.


9. Gebelikte nelere dikkat etmelidir?

- Antiretroviral tedavi kesinlikle aksatılmamalı, düzenli kullanılmalıdır.

- Sigara ve alkol kullanımından kaçınılmalıdır.

- Dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.

- Hekim ziyaretleri (HIV ve gebelik izlemi) aksatılmamalıdır.

- Hekimin önerdiği ölçüde hareket ve egzersiz yapılmalıdır.


Değerli görüşlerini bizlerle paylaştığı için sevgili Prof. Dr. Mehmet Serdar Kütük'e çok teşekkür ederiz.


290 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör