top of page

Başaracağıma Kimse İnanmadı, Ama Başardım

  • Yazarın fotoğrafı: POZİTİF İZ
    POZİTİF İZ
  • 4 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 22 saat önce

Sevgili HIV,

 

Bugün sana yeniden yazıyorum. Aradan yıllar geçti. Artık birlikte geçirdiğimiz süre 37 yılı buldu. Ben ise 53 yaşıma yaklaşıyorum.

 

Zaman… İnsan fark etmiyor ama akıp gidiyor. Bir zamanlar beni yere seren, hayatımı altüst eden o günler artık çok geride kaldı. Ama izleri hâlâ benimle. Belki de o izler sayesinde bugün ayaktayım.



1997 yılını dün gibi hatırlıyorum. Marmaris’te hayatımın en güzel günlerini yaşarken, yavaş yavaş içimde bir şeylerin değiştiğini hissediyordum. Gücüm tükeniyor, bedenim beni yarı yolda bırakıyordu. 75 kilodan 50 kiloya düşüş… Ve ardından gelen o sert gerçek: önce tüberküloz, sonra İzmir’de konulan tanı.

 

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sedyeyle girişimi hatırlıyorum. Sonrası karanlık… Gözlerimi açtığımda 1,5 ay geçmişti. Karşımda ablam vardı. Bana gerçeği o söyledi. O an ne hissettiğimi tam hatırlamıyorum. Belki de hissetmeye gücüm yoktu.

 

Asıl mücadele hastaneden sonra başladı.

 

1998 Türkiye’sinde HIV ile yaşamak…İnsanların bakışları, uzaklaşmaları, korkuları…Evde bile yalnızdım. Çatalım ayrıydı, bardağım ayrıydı. Misafir gelmez olmuştu.


Annemin bir gün söylediği o cümle hâlâ kulaklarımda: “Oğlum, sen hastalandığından beri kimse bize gelmiyor.”

 

İşte o gün karar verdim. Bu şekilde yaşayamazdım.

 

Valizimi topladım ve Marmaris’ten İzmir’e gittim. Gitme diyen olmadı. Bu da aslında her şeyi anlatıyordu.

 

İzmir’de hayat kolay değildi. Yalnızdım. Ama bir fark vardı: Bu sefer pes etmeye niyetim yoktu. Doktorlarım bana inandı. Ben de onları mahcup etmemek için hayata tutundum. Belki de ilk kez gerçekten mücadele etmeyi o zaman öğrendim.

 

Yıllar geçti…

 

Bir gün hayatıma eşim girdi. Hiç beklemediğim bir anda. Onunla tanıştığımda artık sadece hayatta kalmaya değil, yaşamaya başlamıştım. Zamanla evlendik. Birlikte güçlendik. Birbirimize tutunduk.

 

Bugün 20 yıla yaklaşan bir evliliğimiz var. İki kızımız var… Hayatımın en güzel mucizeleri.

 

Geride bıraktığımız yıllar bana bir şeyi daha öğretti: Hayat, sadece mücadele etmekten ibaret değilmiş. Aynı zamanda huzuru öğrenmekmiş.

 

Artık korkularım eskisi gibi değil. HIV hayatımın merkezinde değil. O, benim bir parçam ama ben ondan ibaret değilim.

 

Bugün geldiğim noktada şunu çok net söyleyebilirim: Beni en çok yaralayan şey HIV değil, insanların cehaleti ve uzak duruşuydu. Ama beni ayağa kaldıran da yine insanlar oldu… Bana inananlar, yanımda duranlar.

 

Şimdi geriye dönüp baktığımda kendime şunu söylüyorum: “İyi ki vazgeçmemişsin.”

 

Ben hâlâ buradayım. Hâlâ mücadele ediyorum ama artık sadece ayakta kalmak için değil, güzel yaşamak için.

 

Benim gibi bu yoldan geçenlere tek bir şey söylemek isterim: Kendinizden vazgeçmeyin. Kimsenin korkusu sizin gerçeğiniz olmasın. Hayat, düşündüğünüzden çok daha güçlü bir şekilde devam edebiliyor.

 

Ve evet…Hayat hâlâ güzel. Yaşamak hâlâ güzel.

 

K.A. (Mayıs 2026)

 

hiv tdvisinde yeni dönem
bottom of page