• POZİTİF İZ

Ulusal Kanser Haftası

Her yıl 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası’nda, toplum genelinde kanser ve kanserden korunma konusunda bilinci artırmak, erken teşhisin önemine vurgu yapmak ve taramalara katılımı artırmak amacıyla birçok etkinlik düzenlenmektedir.


Bu önemli konu hakkında Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı olan Prof. Dr. Sevil Bavbek bizim için bir yazı kaleme aldı.

Kanser günümüzün önemli bir halk sağlığı sorunu olup gündemdeki yerini korumaktadır. Sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sıradaki kanser, yaşamı etkilemesinin yanında, bıraktığı bir takım sağlık sorunları ve tedavisindeki yüksek maliyetler nedeniyle iş gücünde ve ülke ekonomisinde çok ağır kayıplara neden olmaktadır. Kanser konusunda toplumda farkındalık sağlanması, toplum bilincinin geliştirilmesi ve kanser taramaları, kanserle mücadelede en etkili yöntemlerin başında gelmektedir.


Kanser tarama programları, kanseri belirti vermeden ve daha kolay/başarılı tedavi edilebilecekken belirlenmesini hedefler.


Başarılı bir tarama testi:

  • Kanseri erken evrede tespit etmeli

  • Düzenli tarama yapan bir kişinin kanserden ölme riskini azaltmalı

  • Testin kendine ait sağlık zararları olmamalı (radyasyon gibi)

  • Yalancı pozitiflik, yalancı negatiflik, aşırı-tanı (yakalanmasa dahi insanı öldürmeyecek kanserlerin boşuna ağır ameliyatlarla tedavi edilmesi) gibi sorunlar minimal düzeyde olmalıdır.

Maalesef günümüzde birçok tarama testi bu özellikleri tümüyle içermemektedir, dolayısıyla zaman zaman basında ve kişiler arasında tartışılmaktadır. Ancak her test için yarar/zarar oranı değerlendirildiğinde, gene de tarama yapılmasının yapılmamasına göre daha faydalı olduğu ortaya konmuş, genel nüfusta kanser tarama programları oluşturulmuştur.


Kanser taraması standart risk taşıyan kişi ile kanser riski yüksek kişilerde farklı şekilde yapılır.


Riski yüksek kişi kimdir?

  • Daha önce kanser geçirmiş olan kişi

  • Ailede kanser hikâyesi olan kişi

  • Ailevi kanserlerle ilişkili genetik mutasyonlar taşıyanlar (en yüksek riskli kişiler)

  • Sigara ve kanser yapıcı başka maddelere (asbest vb) maruz kalanlar

  • Görünür başka sebep olmadan pıhtı geliştiren ve atan kişiler

Kanser riski yüksek kişiler, kendilerine özgün riske uygun olarak düzenlenmiş tarama programlarında incelenmelidirler.


Genel Kanser Taraması


Ülkemizde Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği üç kanser türünde tarama yapılmaktadır. Kanser taraması için Sağlık Bakanlığı KETEM merkezleri kurmuştur. Ülkemizde önerilen tarama dünya standartlarından biraz farklı olup, aslen ülkemizde sık görülen kanserleri içermemektedir. Aşağıda bakanlık önerileri dünya standartlarına göre uyarlanarak yazılmıştır:


Meme kanseri

  • Ayda bir kendi kendine elle meme muayenesi (KKMM) yapması için danışmanlığın verilmesi

  • Yılda bir klinik meme muayenesi

  • 40-69 yaş arası kadınlara yılda bir mammografi çekimi önerilmektedir. 70 yaş üzerinde kişisel risk, genel sağlık durumu ve meme dokusuna göre tarama programı kesilebilir veya 2 yılda bir mamografi yapılabilir.

Serviks kanseri

  • 30-65 yaş aralığındaki kadınlarda yılda bir servikal smear ve HPV-DNA testi yapılır. 3 yıl üst üste negatif testi olan hastalar taramayı 3 yılda bire çıkarabilir.

Kolon kanseri

  • 50-70 yaş aralığındaki erkek ve kadınlarda 2 yılda bir gaitada gizli kan testi yapılması,

  • 50-70 yaş arasında 5-10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilir.

Bunun dışında herkesin yılda bir doktor muayenesinden geçmesi, tiroid problemlerinin sık olduğu ülkemizde sorunu olanların yıllık ultrasonografi yaptırması, cildinde yaygın ben olanların yılda bir deri hastalıkları tarafından cilt kanseri için taranması kanseri erken yakalama şansını artıracaktır.


Prostat kanseri


Uzun yıllar tarama programlarında yer aldıktan sonra son yıllarda tartışılan bir konu haline gelmiştir. Yıllık ürolojik muayene ve kanda PSA ölçümü 50 yaş üstünde erkeklerde standart öneri iken bugün genel öneri kapsamından çıkarılmıştır. Onkolog olarak biz halen Batı tipi yaşayan ve beslenen kişilerde prostat kanseri taramasının terkedilmesine karşı durmakta ve 50 yaş üstünde yıllık muayene ve PSA testini önermekteyiz.


Verdiği kıymetli bilgiler için sevgili Prof. Dr. Sevil Bavbek’e çok teşekkür ederiz.




143 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör