• POZİTİF İZ

Hacettepe Tıp Fakültesi’nde Derse Katıldık

Hacettepe Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. Öğretim Görevlisi Dr. İrem Yıldız’ın davetlisi olarak 21 Nisan 2021 tarihinde Dönem 1 - Tıp Fakültesi öğrencileri ile ‘Ayrımcılık ve Damgalanma Dersi’nde buluştuk. İki saate yakın süren derse 104 tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisi katıldı.

Derneği temsilen derse katılan Çiğdem Şimşek, konuşmasına ‘HIV ile yaşayanlar’ tanımını yaparak başladı. Ardından alanda yaşanan damgalanma ve ayrımcılıklara örnekler verdi. HIV ile yaşayan bireylerin Covid-19 döneminde daha fazla etkilendiklerini, tanıya ve tedaviye erişimde ciddi aksaklıklar yaşadıklarını paylaştı. Tüm yaşananları ilk ağızdan dinlemek üzere, pandemi döneminde HIV tanısı alan Ferhat Kahraman’a sözü verdi.


Üniversite öğrencisi olan Ferhat konuşmasında tanısını netleştirebilmek için nasıl çabaladığını şöyle anlattı:


“İlk testimi yaptırmış ancak HIV pozitif olduğumu kesinleştirememiştim. Tam da o günlerde Sağlık Bakanı TV’lerde Covid-19’un ülkemizde de görülmeye başladığını anons ediyordu. Bir yandan hem HIV ile ilgili araştırma yapıyor, hem de hayatımıza yeni giren Covid’i anlamaya çalışıyordum. Üstüne üstlük ev halkı da Covid olmuştu. Bu iki enfeksiyonun varlığının düşüncesi kaygılarımın iyice artmasına neden oldu. Dernek sayesinde bir hekim ile görüşüp ilacımı reçete ettirebildim ancak ikinci kontrolüme 4 ay sonra randevu bulup gidebildim. İlaca başladıktan 1 ay sonra yapılan muayene ilaçların işe yarayıp yaramadığını anlamak yani tedavinin başarısını izlemek açısından son derece önemlidir. Doktoruma ulaşamadığım bu süreçte bilgi edinemediğim için kaygılarım daha da çok arttı.

Tedaviye başlamadan önce doktorum bazı kan tahlilleri istedi ancak laboratuvarlar Covid enfeksiyonuna öncelik verdikleri için tahlillerimin bir kısmını başka bir hastanede yaptırmam gerekti. Bu yüzden doktorumun yönlendirdiği hastanenin yolunu tuttum. Burada bir hemşire kan alımı sırasında başkasının hikayesini anlatıp şahsıma kötü yakıştırmalarda bulundu. Bir hastanın hikayesi onun mahremidir ve hiçbir sağlık çalışanı hastanın rızası olmadan üçüncü bir kişiye anlatamaz yasal olarak suçtur.

İlaçlarımızı her ne kadar düzenli olarak kullansak da 3 ayda bir defa rutin kontrollerimize gitmemiz gerekir. Rutin kontroller sadece HIV için değil, başka bir hastalık varsa erken evrede tanı alıp oluşan sağlık sorunlarının giderilmesi için son derece önemlidir. Bu yüzden HIV ile yaşamayan insanlardan çok daha şanslıyız. Rutin kontrollerimin her 3 ayda bir olması gerekirken 1 senede toplamda ancak 2 defa gidebildim. 1 sene sonrasında hekimime ulaştığımda kemik erimesi başlangıcı olduğunu öğrendim. Bu HIV'den veya ilaçlardan bağımsız olarak meydana gelen bir sağlık problemi olabilir ama ilerleyen zamanlarda sağlık problemi yaşamamam için tespit edilip önlem ve gerekirse tedavi almam gereken bir durum. Ben tanı alabilme ve tedaviye başlayabilme konusunda şanslı olabilirim ancak benim gibi Covid döneminde tanı alan başka bireyler için aynı şanstan bahsetmek mümkün değil ."


Sevgili Ferhat’ın bu kıymetli paylaşımından sonra Çiğdem Şimşek HIV’in tıbbi ve klinik seyrini, bulaşmama yollarını, bilimsel gerçek olan Belirlenemeyen=Bulaşmayan’ı, test sürelerini, PreP ve Pep’i, dünyada ve Türkiye’de HIV verilerini ve son olarak da UNAIDS küresel hedeflerini anlattı. Ders öğrencilerin soru ve katkıları ile tamamlandı.


Başta, tüm açık yürekliliği ile deneyimini paylaşan Ferhat Kahraman’a ve değerli daveti için sevgili Dr. İrem Yıldız’a çok teşekkür ederiz.

82 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör